Ad ve Soyadınız        :         
Durumunuz                :    SAVAŞIMIZA SİZDE KATILIN !
      Sigara kullanan, kullanmayan, bırakan, bırakamayan, aktif veya pasif içici olan, sigara ile savaş konusunda uzman olan yada olmayan herkesin bu illet hakkında bilgisi, tecrübesi, sigarayı nasıl bıraktığı veya neden bırakamadığı konularında anlatacak birşeyleri mutlaka vardır.
TEMİZ BİR DÜNYA, DURU BİR NEFES İÇİN; KATKINIZI ESİGRGEMEYİN !!
Yorumuz / hikayeniz  :
 
       
   
Not : Yorum köşemiz sayfaya özel değildir. Yorumunuz sigara ile ilgili tüm sayfalara eklenecektir.    
Durumu: İçiyorum, şu an bırakmaya çalıyorum
sxUbElPVBKyBWNQsRc
11.03.2012 12:12:17
Sezen diyor ki:Merhaba,Belki yol g sterebilir diye size kendi kızımın duurmunu anlatmak istiyorum.1.-3.aylar arası en korkun d nemi olmakla beraber, neredeyse lal 15 aylık olana kadar kesintisiz uyuduğu geceleristisnaydı diyebilirim. gece uyandığında da meme dışında hemen hi birşeyle sakinleşmiyordu. ama te yandan kızım neredeyse 1 yaşına kadar ek gıdaların sadece tadına baktı, ağzına koymadığı g nler oğunluktaydı ve 1 yaşında anne s t ile 12 kg'dı. dolayısıyla uykusuzluğunu a lığına veremem. 4,310 gr. olarak miadında doğdu, 1 aylıkken anne s t yle 6 kg'dı. Allahtan korkusu olan hi bir doktor ona s t yetmiyor diyemezdi, zaten s tler g ğs mden akıp gidiyordu (sağma işlemi ok yapay gelmişti bana, yapmadım). bir gaz lafı almış gidiyordu, sab simplex'i lal'e vermek yerine kendime kullandım, ameliyat sonrası gaz sancılarıma ila gibi geldi eşimin kuzenine sordum, allah aşkına, bu gaz sancısı ne menem birşeydir? gaz ıkartınca rahatlıyor b yle dedi. yok, o da değil. (gaz sancısı nedir, lal 1 yaşından sonra 1 tabak kuru fasulyeyi kabuklu, ezmeden b t n b t n yiyip yatınca ğrendik.) dolayısıyla, a lık meselesinde belki şu s ylenebilir, anne s t n ncelikli gıda olarak kabul eden bu ocukların ihtiya larının karşılanması i in 24 saat emmeye ihtiya ları var. bunu da şiddetle talep ediyorlar; belki?! te yandan, dediğiniz gibi, dış m dahalelere ok hassastı. kucağımda uyur, indirsem uyanır, ıt ıksa uyanır (belki 1 yaşına kadar) tenimle temas etmeye bayılırken mesela, masajdan hi hoşlanmadı. (şimdi 2,5 yaşında, yeni yeni sevmeye başladı, acaba duyarlılığı ancak masaja tahamm l edebileceği seviyeye geldi diyebilir miyiz?) ok dik başlı, c retkar bir karakteri vardı, ilk g nden beri. ne istediğini biliyordu desem? rahatsız kıyafetler giymedi hi , haberdar olmadığı değişikliklere ok tepki g sterir ezelden beri, vb. bunların uyumasında etkisiz olduğunu s yleyebilir miyiz? onu b y tmek i in alışmaya ara verdiğim d nemde ,o yaklaşık 1 yaşındayken , 3 haftalığına onu da alıp (evinden ve babasından ayırıp) annemlere gittim ve hala hatırlamak istemiyorum, cehennem gibi bir 3 hafta ge irdim. her gece bu gece d zelecek umuduyla. eve geri d nd ğ m zde bı ak gibi kesildi sıkıntısı. lal'i b y t rken k c k bebekleriyle o alışveriş merkezi senin, bu komşu benim gezenlere gıptayla baktım hep. kızımın rutinini bozmak kendimizi ateşe atmak gibiydi.dr. sears'ın "high need baby" kavramını kendi deneyimimi a ıklamakta anlamlı buldum ben. anne ve bebisi'nin blog'u kendi high need oğlunu b y tme macerasıyla doludur, bir g z at istersen. Derin'in erken doğmuş olması ne kadar etkili bilmiyorum, benim kızım rahmimde dışarı normal yollardan ıkamayacak kadar b y m şt , yine de dışarısı ona kontrol edemediği bir cehennem gibi geldi, ne diyebilirim ki? yalnızca tanıdık ortamlarda, insan temasıyla sakinleşiyordu. uykuma ok d şk n ve ameliyatlı olduğum i in ondan ayrı yatmayı denemedim bile (2 yaşından sonra bazen, bir odada tek başına değil, annesi ya da babası ile ayrı yatakta ama yine aynı odada yatmaya razı olabildi). kimileri siz alıştırmışsınız (şımarttınız'ın politically correct hali) dediler, allah aşkına, ben ocuğumu rahat a yatağına yatırıp kendim de mışıl mışıl uyumak istemez miyim?1 yaşına kadar yalnızca damak tadına uyan ve kendi parmaklarıyla tutup ağzına sokabildiklerini yiyen kızım 22 aylıkken kreşe başladığında (yine evde benimle ok sıkıldığı ve kendi yaşıtlarıyla olmak istediği i in) yemek konusunda hi sorun ıkarmayan korkun iştahlı bir ocuk oldu. (1,5 yıl ek gıda diye doktorundan aile b y klerine d nyanın lafını işittiğimle kaldım; stelik kızımın kilosu hemen hep 90 persantilin zerindeyken) kucağımdan indiremezken kreşin en k ğ ve kapıda gitmiycem diye hi mızmızlanmayanı oldu (belki ilk hafta 1 kez dudak b km şt r, o kadar). Sears'ların s ylediği gibi, o, normal bebeklerden daha fazlasına ihtiya duyan bir insan oldu her zaman. otonomi, kontrol konusunda. fazla duyarlı, kendi yolunu direten, assertive. hep neye gerek duyduğunu bizden iyi biliyor gibiydi, biz de ona bıraktık. bana olan ihtiyacı azaldık a ilk aylarının tersine, normalden daha kendine g venli, daha coşkulu, her hali, her mood'u biraz bold bir ocuk oldu.diyeceğim, ncelikle perspektifinizi geniş tutun. bebeğinizi olduğu gibi kabul edin. belki derin, b yle bir bebektir işte. d zeltilecek bir yanı yoktur. stelik, sanslısınız, lal ilk bebekti. siz, bu durumun "normal" olmadığını bilecek tecr beye sahipsiniz. biz, "neyi yanlış yapıyoruz?" diye kendimizi paralamıştık. enerjinizi bebeğinize uymaya harcayın bence, akıntıya karşı değil.
Durumu: İçiyorum, bırakmayı düşünüyorum
iHcQerMY
10.03.2012 19:00:39
Kendini yalnız tshiestiğin kadar yalnız, g l tshiestiğin kadar g l s n.Se imi yapacak olan sensin Hayatın k t bir yola girmişse, direksiyondakinin sen olduğunu hatırla ve Unutma ! Her şey sende gizli buda beğendiğim s zlerden saygılar
Durumu: İçiyordum bıraktım
Admin
14.11.2011 00:17:33
Süleyman arkadaşımıza umut veren yorumundan dolayı teşekkür ediyoruz.
Durumu: İçmiyorum
suleymankoyuncular
08.10.2011 15:34:32
Sıgara, kanımızda taht kurmuş istenmiyen bir misafirdir.Onu oradan söküp atmadıkça bağımlılıktan kurtulamayız.Nasıl atarız onu oradan? Ben terleme yoluyla azar azar da olsa kurtulacağımızı biliyorum.Nikotin attığımız terle yavaş yavaş vucudumuzu terk edecektir.Bu esnada insanın canı çok fazla şeker istiyor.Aldığımız az mikterdaki şeker dahi sıgara içme isteğimize neden oluyor.Bu illetten kurtulmak isteyen arkadaşlara başarılar dilerim.Son bir not:Sıgara içerken elmanın tedı başkadır,sıgarayı bıraktıktan sonra ise almanın tadı bir bambaşkadır.Umudunuzu yitirmeyin.BAŞARACAKSINIZ
Durumu: İçiyordum bıraktım
Dumansız dünya
29.04.2011 23:52:14
Uzmanların görüşlerine göre, sigarayı bırakıp tekrar başladığınızda, kendinize olan güveniniz sarsılabilir. Fakat şunu unutamak gerekiyor, siz sigarayı bırakma başarısını ve iradesini güçlü bir şekilde göstermiş ve bırakma başarısını daha önce yakalamış bulunuyorsunuz. Tekrar kendinizi hazırlayın ve daha tecrübe kazanmış bir şekilde bırakın ve pes etmeyin...
Durumu: Bırakmıştım tekrar başladım
kafi ceylan
27.04.2011 23:14:08
30 yıldan beri içiyorum geçen 6 ay bırakmıştım ama şu 4 ay önce başladım tekrardan ne yapmam gerekiyor. saygılar
Durumu: İçiyorum
Kastelekom
15.04.2011 01:22:29
SİGARA VE BENSigarayı bırakalı kısa bir zaman oldu . Daha öncede bunu denemiştim ancak başarılı olamamıştım. Fakat bu arada düşmanımı tanımaya çalıştım. Bir çok yöntem denedim. Her ne kadar başarısızlıkla sonuçlanan denemelerim olduysa da her biri benim için tecrübe oldu. Uygulamalarımdan bazıları şöyleydi;15 gün  için yemin edip içmeyeceğim dedim,  kendimi cesaretlendirdim. Alt tarafı 15 gün diye düşündüm  ve dediğimi yaptım. 15 gün içmedim. Niyetimde sürekli bırakmak olmadığı  için 15 gün sonra yine başladım. Bu denememden, başlangıçta ne şekilde bırakmaya niyetli olduğumun önemini anladım. Bir müddet gün de 1-1,5 paket arası içmeye devam ettim.Başka bir denemem de ise sigarayı yanan kısmından (tersten) üfleyip filtreden çıkan dumanı avucumun  içine doldurup sonra bu dumanı içime çekerek, filtre alışkanlığından uzaklaşmak, ve bir süre sonra sigarayı bırakmak istedim. Saçmaydı belki ama işte bırakmak için  yol, yöntem deniyoruz ya !... Sonuç; malumunuz yine olmadı.Sigaramı beni köşeye sıkıştırıyordu yoksa ben mi onu. Tam yendiğimi, başardığımı düşünürken kendimi hep aynı yerde buluyordum.Evet sigara içmeye devam ediyordum fakat artık bu kötü arkadaşı iyice tanımaya başladım. Onun kötü huylarına  taktiklerine,  beni vurduğu zaaflarıma karşı bağışıklık ve tecrübe kazanıp daha gerçekçi olmaya , başarısızlıklarımı fırsata çevirmeye çalışıyordum. O bir kötü arkadaştı. Yüzüne karşı dost görünen sevincinde ve üzüntünde gerçek arkadaş taklidiyle yanından ayrılmayan, kötülüğünü, iç yüzünü  anladığın ve onu terk etmek istediğin,  ama her defasında sana şirin gözükerek seni yine kandıran, bir türlü uslanmayan, seni yine arkandan vurmaya devam eden yalancı bir dost. Evet sigara ile mücadele edebilmem için onu somutlaştırdım hayalimde. Ete, kemiğe büründürdüm, canlandırdım, karşıma alıp konuştum onunla, onu kötü bir arkadaş ilan edip niteliklerini saydım. Bak arkadaş; Sen benim uzun yıllardır arkadaşımsın, Vedat sayesinde tanışmıştık seninle, bir sinema salonunda; senin gibilere yasak değilken bazı mekanlar.Seni ilk görüşte gözüm tutmamıştı fakat sağ olsun Vedat senin hep iyi huylarından bahsederdi. “Bir kez dene  beğenmezsen bırakırsın, uzak durusun” demişti. Ben ise direndim ama sonunda peki dedim. Birkaç laf ettik sinema koltuğunda, sonra bir iki, bir iki derken alıştım sana, hoşuma gitmeye başlamıştın zamanla, nereden bilirdim ki melek yüzlü şeytan olduğunu. Kötü huylarından bahsetmişlerdi fakat “önemli değil istediğim zaman terk edebilirim” demiştim. Oysa yıllar oldu hala aynı noktadayım. Artık hayatımın bir parçası olmuştun, hiç yanımdan ayrılmanı istemiyordum. Güldüğümde, ağladığımda, bir şeylerle uğraşırken, yatarken, kalkarken hep sen vardın aklımda. Sabah uyandığımda sen gelirdin ilk aklıma.Bir bardak çay, sen yoksan lezzetsizdi. Sensiz geçen sohbetler manasızdı sanki. Kısacası hayatımın her noktasında sen vardın. Senin olmadığın noktalar eksik kalıyordu. Ve böylece bütün kötülüğüne katlandım sırf seni terk etmemek için. Artık yaptığın kötülüklere dayanacak gücüm kalmamıştı. Her ne pahasına olursa olsun seni terk etmeliydim.Seni aniden terk etmeyi göze alamadım. Çünkü öyle  içimdeydin ki  seni terk etmek demek, yıllar sonra  içimden söküp atmak, gece sensiz yatmak , sabah sensiz uyanmak, sensiz çay içmek, sensiz sohbet etmek, kısacası sensiz yaşamak demek, gönül dünyamın yarısını çöpe atmak demekti benim için. Böyle düşünüyordum. Bu yüzden seni yavaş yavaş terk etme kararı aldım. Ancak seni ara ara görmek daha da kıymetli hale getirdi seni gözümde. Daha da lezzetli ve aranır oldun gönlümde. Hele o bir haftalığına yeminim vardı ki senden uzak durmak için; O hafta  bir türlü geçmek bilmedi. Hayal oldun, düş oldun, erişilmez bir özlem oldun içimde. Altı üstü içi saman dolu bir boruydun oysa gerçekte. Günde 3 kez göreyim dedim. . Kendimce bana olan zararını azaltmış olacak hem de sana olan arzumu  karşılayacaktım.Günümü üçe ayırdım. Sana özel olarak , sabah, öğle, akşam. Seni göreceğim anlar çok özeldi benim için, sabırsızlıkla bekliyordum o  anları. İşte o 10 dakika ile sınırlı günde 3 kez görüşüm var ya; sanki bir ömre bedeldi. 10 dakikayı en iyi şekilde değerlendirmek için gözümü gözünden ayırmak istemiyordum. Ya 10 dakika bitince nasıl dayanacaktım birkaç saat seni görmemeye. Sanki seni görmek hasretimi gideriyor muydu ?.  Yok hayır aksine daha çok hatırlattı seni bana, sanki az önce yanımda değilmiş gibiydin. Ayrılık saatleri sana olan özlemimi azaltmadı. Hep bir bahaneyle yanına gelmek istedim. Aklıma daha çok geldin, gözüme daha hoş göründün.  Ve dayanamadım bozdum kendime koyduğum yasağı . Pes ettim. Anladım ki seni yavaş yavaş terk etmek imkansız. Ya sev, ya terk et diyorsun. Seni terk etmenin zorluğu yetmiyormuş gibi, birde ara ara görmek daha da zorlaştırdı işimi. Beklide kendime olan güvenim sarsıldı.Seni  aniden ve kararlı bir şekilde, ardıma bakmaksızın terk etmekten başka çare yoktu. Belki bir süre acı çekerim bunu biliyorum fakat seni azar azar bırakayım derken daha çok bağlanmaktansa acı çekmeği yeğlerim diye düşündüm.Tamam, biliyorum, bende seni yaktım, her seviyorum dediğimde taa izmaritine kadar kül ettim, söndürdüm başını ezerek, attım çöpe… eeee ama sende bana az etmedin, nefes darlığı, kalp krizi riski, cilt bozukluğu, el ve ayaklarda morlukla başlayan kangren , bir yanımda oluşan felç, mide kanseri ….  kısacası sen benim ömrümü yedin ömrümü. Daha sayayım mı ?  Ömrüm seni terk etmemek için bahane uydurmakla geçti.İçsem de alışmam ben,Alışsam da istediğim zaman bırakabilirim.Birkaç gün içmedim bıraktım sayılır, bir tane içsem bir şey olmaz.Efkarlıyım o yüzden içiyorum,Keyifliyim bir sigara yakayım,Canım çok sıkılıyor yak bir sigara,Falan şeye moralim bozuldu da o yüzden tekrar başladım….. sonu gelmeyen bahaneler, mazeretler.Bir şeylerin değişmesi gerekiyor artık. Başımı iki elimin arasına alıp düşünmeye başladım ciddi ciddi. Biz bir arada olamazdık. Çünkü bana her geçen gün daha da fazla zarar veriyordun. Bunu hissediyor ve yaşıyordum. Bunca yıl öyle yada böyle katlanmıştım sana fakat artık seni gerçekten istemiyordum. Bıktım, bıktım, bıktım.  Seninle mücadelem sırasında her ne kadar başarısız olsam da artık tecrübe kazanmıştım. Seni ve kendi zaaflarımı iyi biliyordum. Yani son vuruşu yapma hazır hissediyordum kendimi. Artık biliyordum sen insanın hayatına sinsice girersin .Korkutmadan ürkütmeden güler yüzle girersin.Bir süre sonra çirkin yüzün belirir fakat kendine bağlamışsındır , iş işten geçmiştir.Ahtapot gibi kollarınla sarıp, esir almışsındır artık tüm hayatımı, tüm hayatları.Umurunda bile değil yanan canlar, yok ettiğin insanlar.Genç yaşta uğruna hayatı zehir olanlar,Uğruna nefesi kesilen, hastane köşelerinde hayatına son verenler.Hepsi senin sevdan için, sana olan hasret içindi.Ey vefasız arkadaş yetmedi mi yaptığın, Milyonlarca can aldın, daha doymadın mı, Daha kaç yuvayı söndürmek istiyorsun, Daha kaç çocuğu yetim bırakacaksın… Hoooop işte burada duracaksın…. Yeter artık. Sen biteceksin …. Sen bittin artık.Unutma ki her şeyin bir sabır noktası ve kredisi vardır. Sen, ne sabredecek bir nokta  ,  ne de aşılacak bir kredi bıraktın.Yaptıklarının hesabını verecek, bir köşeye atılacaksın, kimse seni aramayacak, sormayacak.Sen yok olmaya mahkumsun, sen yok olacaksın.Artık Vedat’lar da kalmayacak seni teşvik etmek için,Marketlerin en üst raflarında, en görünür yerlerde yerini alamayacaksın gururla,Sen biteceksin , sen bittin…Seni ben bitireceğim, Seni, “ baba nolur sigara içme” diyen gözü yaşlı çocuk bitirecek, Seni, geç yaşta yitip gidenlerin, geride kalanların ahı bitirecek, Seni, sensiz hayat özlemleri, yeni başlangıçlar, duru ve katıksız alınan nefesler bitirecek, Seni, son harçlığını sana harcamak için cebe uzanan eller bitirecek, Seni, kararlı duruşlar, uyanışlar, yıkılmayan iradeler, seni en iyi anlayanlar bitirecek, Seni, arkadaşlarım, arkadaşlarımın arkadaşları bitirecek,Seni, bu şehir, seni bu ülke, seni bu  dünya bitirecek….Nede olsa gözden ırak olan gönüldende ırak olur. İşte bu düşünceyle attım seni diğer odada bir köşeye arkamı döndüm ve geri dönmemek üzere çıktım. Seni sonsuza dek terk ettim.Bir daha asla ve boş yere şirin gözükmeye çalışma bana, seni çıkardığım dünyamı yep yeni bir hayatla doldurdum. Senin yerini alacak hem zararsız, hem de faydalı, içimi açan, beni rahatlatan bir çok arkadaş edindim kendime. Artık rahatım, mutluyum, sağlıklıyım, kendi ellerimle kendime kötülük etmiyorum, kendimi seviyorum. Senin hiçbir şeye ilaç olmadığını, aslında sensizliğin bir çok şeyin ilacı olduğunu anladım. Biz birimizden çok uzağız. Ama seninle işimiz bitmedi henüz.Bu kez sen benden öyle kolay kurtulamayacaksın.Her adımının takipçisiyim artık, kork benden.Madalyonun diğer yüzündeyiz ikimizde.Artık sen insanları kandırmaya devam edeceksin.Ben de senin kandırdığın insanlara seni anlatmaya devam edeceğim…----------------------------------------------------------------------------Yazan : kastelekom -  www.kastelekom.comwww.kastelekom.com/bu_son_sigaram/index.html http://www.facebook.com/?ref=home#!/pages/Bu-Son-Sigaram/208645679147226
Durumu: İçiyorum
kastelekom
Sıkıntılarınız varken sigarada vardı. Yani sıkıntılarınızı sigara ile yaşamışsınız.Sadec sıkıntı değil bizler dertlerimiz, sevinçlerimizi, herşeyimizi sigara ile birlikte yaşadık. Halimiz, davranışımız, değişti belki zamanla fakat değişmeyen tek şey sigaramız oldu. Mutluluğuuzun, yaptığımız işin sanki bütünleyicisi oldu. O yoksa sanki yarım kalıyordu herşey. Fakat şunu iyi anlamamız gerekiyor. Bu hissettiklerimiz tamamen geçici hisler. Örnek verecek olursak : Bir insanın çok sevdiği birisini kaybettiğini düşünelim. Bu ilk zamanlar için kabul edilemez birşeydir. Çünkü herşeyini paylaştığın, paylaşadığında kendini eksik hissettiğin kişiydi o hayatında. Bir süre onsuz yaptığın her şey yarım, herşey anlasız, eksik gelecek size. Fakat nasıl ki onu hayatınıza adım adım aldınız, yine adım adım çıkaracaksınız. Aslında bunu siz yapmayacaksız. Sadece işi zamana bırakacaksınız zaman sizin adınıza çözecek.Paniğe kapılmadan, hep zorluk çekeceğinizi sanmadan ve inanın sizde şaşıracaksızın adım adım nasılda dünyanızdan, hiç sanmadığınız kadar kolay çıktığını. İşi çözen "kesin bıraktım" deyip 1 hafta - 15 gün sabretmek. Sevdiğinizi kaybettiğinizde nasılki beraber paylaştıklarınızı hatırladıkça size dokunur fakat aynı hatıralar bir kaç kez üst üstte gelmeye başladığınızda aklınıza artık ilk zamanki etkisini yitirmiş olacak aynı sigara krizi gibi. Anahtar kelime "kesin kararlılık ve biraz zaman" yavaş yavaş, azaltarak bırakılamıyor, olmuyor, daha çok bağlanıyorsunuz.Sigarayı bırakma ile ilgili hikayeleştirilmiş bir yazı ekliycem bugün lütfen okuyun. Yorumunuz için teşekkürler.
Durumu: İçiyorum
firdevs eşiyok
mutaka bırakmam lazım ama içmeiim zaman geçmiş sıkntılarım daha fazla beynimi kurcalamaya başlıyor ve fındık kabuğunu dolurmıyack konular büyük bir çıkmazda hissetmemi sağlıyor
Durumu: İçiyorum
kastelekom.com
08.04.2011 00:00:008
Bu sayfa 09 Nisan 20011 tarihinden itibaren hizmete açılmştır. Sigara içen, içmeyen, bırakmış olan, bırakacak olan, bırakıp tekrar başlayan v.b. herkesin, sigara ile ilgili görüşlerini yaşadıklarını, önerilerini paylaşabileceği bu sayfaya bekliyoruz. Sadece sigara içen aktif içicilerin değil, sigara kullanmadığı halde pasif içici olmak zorunda kalanlarıda ilgilendiren bu konuda yorumcuların birbirlerini destekleyerek, teşvik ve ceraret vererek bu illetten kurtulmak amacıyla hazırladığımız sayfamıza sizlerin de katkılarınızı rica ediyoruz.
1