
Gömbe: Kaş'a
60 km. mesafede, Elmalı yolu üzerinde bulunur. Yol boyunca çam ve sedir
ağaçlarıyla kaplı ormanlar adeta köyleri gizlemeye çalışır görünümdedirler.
Gömbe, soğuk suları ve elma bahçeleriyle ünlü bir yayladır. Turistik amaçlı
hizmet veren konaklama merkezleri, yöreye ait kokulu otlardan hazırlanan
geleneksel yemeklerin lezzeti , tabiatla bütünleşmenize yardımcı olacaktır.
Bölgenin en yüksek dağı Akdağ (3024 metre) buradadır. Yeşilgöl ve Uçarsu, yaz
sıcağından kaçmak, doğa yürüyüşü yapmak isteyenler için serin ve temiz havası
ile ideal yerlerdir. Yöre, dağlardan toplanan kar ile yapılan dondurması ve kar
şerbetiyle ünlüdür.
Kalkan
(Kalamaki): Kaş'a bağlı belde olan Kalkan, Kaş'a 25
km. uzaklıktadır. Görülmeye değer bir koyun kıyısına kurulmuştur. Otelleri,
pansiyonları, restoranları ve alış veriş mekanları ile her yıl binlerce turist
çekmektedir. Kalkan'ın mimari yapısı ve kent dokusu fazla bozulmamıştır. Yat
limanı, uğrayan teknelerin her türlü ihtiyacını karşılamaktadır. Çok sayıda
güvercini barındırması nedeniyle Güvercinlik Deniz Mağarası olarak anılan
mağara, Kalkan' a 2 km. mesafededir ve mağaraya teknelerle gidilebilir.

Saklıkent:
Kaş'a 60 km. mesafededir. Bir doğa harikası olan Saklıkent Kanyonuna, ahşap 100
metre uzunluktaki bir köprüden geçilerek ulaşılır. Kanyonda hizmet veren lokanta
ve alabalık çiftlikleri bulunur. Kanyonun uzunluğu 18 km. kadar olup, 6
kilometresi yürüyüş yapmak için çok uygundur. Yaz sıcağından kaçmak, serin
sularda yüzmek ve ulu çınar ağaçlarının altında dinlenmek isteyenler için ideal
bir yerlerden biridir.
Antik Kentler
Antiphellos:
Antik kentten günümüze ulaşan eserlerin başında şehrin kuzeyinde kayalara
oyulmuş mezarlar ile dört bir tarafa serpilmiş Likya lahitleri gelir. Lahitlerin
en görkemlisi, bugün Uzunçarşı Caddesi'nde bulunan ve halk arasında Kral Mezarı
olarak adlandırılan Likya Yazıtlı Anıt Mezar'dır (M.Ö.4.yy.).
Antiphellos'da bulunan önemli eserlerden bir tanesi
de Kaş Antik Tiyatrosu' dur (M.Ö.1.yy). 4 bin kişilik seyirci kapasitesine sahip
olan yapı M.S.2. yüzyılda onarım görmüştür. 26 basamaktan oluşan tiyatronun
sahnesi yoktur ve yapının en önemli özelliği Anadolu'daki denize cepheli tek
tiyatro oluşudur.
Tiyatronun kuzey-doğusunda Akdam olarak adlandırılan
dor tipinde M.Ö. IV. yüzyıla ait ev tipi bir mezar vardır. Yapı, doğal kaya
kesilerek yapılmıştır. 3.5 metre yüksekliğindedir ve içerisinde el ele tutuşarak
dans eden 24 kiz figürü bulunmaktadır.
Hastane Caddesi üzerinde, dış yüzü muntazam kesme
taş kullanılarak yapılmış olan Tapınak bulunur. Yapının temel taşlarının Roma
Dönemi'nden kaldığı tespit edilmiştir.
Patara
(Ovagelemiş): Kaş'a 41 km. mesafededir. Antik kent,
limanın doğu yakasında geniş bir alana yayılmış durumdadır. Kent ve limanı,
yaklaşık 3 km. uzunluğunda ki vadinin girişindedir. Patara Limanı, Xanthos
(Eşen) Çayı'nın getirdiği alüvyonlarla dolunca bugünkü görünümünü almıştır.
Kentin adından ilk kez Herodotos söz eder. Rivayete göre Patara, kentin
kurucusu, Superisi Lykia ile Apollon'un doğduğu yerdir. Şimdilik şehrin tarihi
M.Ö. VI. ve V. yüzyıla kadar çıkarılmaktadır.
Şehir Bizans Dönemi'nde de önemli bir konum
edinmiştir. Zira 'Noel Baba' olarak adlandırılan Saint-Nicholas Patara'lıdır. Hz.
İsa'nın
havarilerinden Saint Paul, Roma'ya gitmek için Patara'dan gemiye binmiştir ve
Patara, Erken Hıristiyanlık Dönemi'nde Piskoposluk merkezi olmuştur.
Patara'ya girilirken yol üzerinde Likya tipi Roma
Devri mezar anıtları görülür. Girişte üçgözlü Zafer Takı, sular altında kalmış
üç nefli Liman Kilisesi ve Hurmalık Hamamının kalıntıları vardır. Bunun 100 m.
ilerisinde son kazılarda Likya şehirleri arasındaki mesafeyi gösteren yol
kılavuzu bulunmuştur. Kılavuz, Dünya karayollarının en eski ve en kapsamlı yol
levhasıdır. Antik kentte yer alan Vespasianus Hamamı M.S. 69-79 yılında inşa
edilmiştir. Hamamın yanındaki patika izlenirse, Patara'nın mermer döşeli ana
caddesine ulaşılır. Caddenin ilerisinde Bizans Kalesi'nin geniş duvarları ile
karşılaşılır. Bu kalenin doğusunda Korint Tapınağı ve batı ucunda Bizans
Kilisesi yer alır.
Patara Tiyatrosu (M.Ö.2.yy.) bir yamacın eteğine
kurulmuştur ve tahmini 10.000 kişiliktir. Tiyatronun kumla kaplı olan bölümleri
temizlenmiş ve yapı ortaya çıkarılmıştır. Patara antik kentinde yapılan
arkeolojik kazı çalışmaları devam etmektedir.
Patara Plajı, 18 km. uzunluğu (en dar 280m. en geniş
bölümü 1500 m. ulaşan ölçümü) ile Türkiye'nin en uzun kumsalına sahip plajıdır.
Çevre Bakanlığınca 'Özel Çevre Koruma Bölgesi' ilan edilen Patara plajı, Caretta-Caretta
deniz kaplumbağalarının üreme alanıdır. Bölgede, Caretta-Caretta'ların üreme
dönemlerinde kaplumbağaların ekolojik ortamlarının devamı için, koruma
tedbirleri titizlikle uygulanmaktadır.
Turistik bir yöre olan Patara' da çok sayıda
konaklama tesisleri, otel, motel, pansiyon, alış veriş merkezleri ve leziz
yöresel yemeklerin yapıldığı restoranlar bulunmaktadır. Ayrıca seracılık da
büyük gelişim kaydetmiştir.
Xanthos:
Kaş'a 45 km. mesafede Kinik beldesindedir.
Eşen Çayı'nın doğu kıyısında kurulmuş, Likya Birliği'nin başkentidir. Kentin
akropolisinden elde edilen yüzey buluntuları yerleşme tarihinin M.Ö. 8. yüzyıla
kadar uzandığını ortaya koyar.
Antik kentteki ilk araştırmalar 1838'de İngiliz
Charles Fellows tarafından yapılmıştır ve ne yazık ki görkemli mezar anıtları,
Nereidler Anıtı, Harpyler Anıtı, Payave lahdi, Aslanlı Mezar, British Museum'a
kaçırılmıştır.
Kent surları Roma ve Bizans Dönemleri'nde onarılarak
çeşitli ilavelerle güçlendirilmiştir. Güneyde, M.Ö. 2. yüzyıla ait kapı yer
alır. Bu kapının arkasında İmparator Vespasianus'a ait dor düzenli Zafer Kemeri
görülür. Güneybatıda kentin ilk kurulduğu yer olan Likya Akropolisi vardır.
Artemis'e ait olduğu düşünülen bir tapınağın kalıntıları ile bir Bizans Kilisesi
Akropoliste bulunur. Kuzeydeki Roma Akropolisinde ise görkemli bir manastır
dikkati çeker. Tiyatro, Roma Dönemi'ne aittir ve 2. yüzyıla tarihlendirilir.
Felen Yaylası (Phellos):
Kaş'a 12 km. mesafede Felen Yaylası üzerinde, çevreye hakim tepelerde
kurulmuştur. Phellos M.Ö. IV. yüzyılda oldukça önemli bir kentti. Antiphellos
şehri, Phellos'un limanı idi. Phellos şehrinin etrafını çevreleyen surlardan bir
bölümü hala ayaktadır. Kentte yer alan rölyeflerle bezeli bir lahit, M.Ö. IV.
yüzyıla ait diğer lahitler ve ev tipinde kayadan kesilmiş mezarlar kenti
çevreler.
Belenli (İsinda):
Kaş'tan 13 km. mesafede Belenli Köyünün hemen yakınındaki tepe üzerinde
kurulmuştur. İsinda küçük bir Likya şehridir ve etrafı surlarla çevrilidir.
Kentte yer alan akropolün ortasında Likya yazıtlı iki ev tipi mezar ilgi
çekicidir. Ayrıca birçok kaya mezarı ile Roma Devri'ne ait Likya tipi lahitler
günümüze kadar varlığını sürdürmüştür.
Bezirgan (Pirha):
Önemli bir yayla köyüdür. Pirha kalıntılarına köyden 20 dakikalık bir yürüyüşle
ulaşılır. Antik kent denizden 850 metre yüksekte kurulmuştur. Kaya mezarları
çoktur ve yönleri denize doğrudur. Lahitler ise dağınık bir şekilde
sıralanmıştır. Birçok heykel ve rölyef bulunmuş olup, Antalya Müzesi'nde
sergilenmektedir.
Sütleğen (Nisa):
Kaş'a 60 km. mesafededir. Önemli bir yayla köyüdür. Ören yeri, köyden 15 dakika
mesafededir. Şehrin Likçe olan ismi Neiseus, tiyatronun duvarında yazılmaktadır.
Nisa'da Likya ve Roma Devri'nden kalma tarihi kalıntılar bulunur. Bazı
lahitlerin ön cephelerinde, mızrak, kalkan, kadın ve erkek tasvirlerine
rastlanmıştır. Antik kentin Agorası ve tiyatrosu bulunur. Likya Birliği
Devri'nde bastırılan sikkeler, Antalya Müzesi'nde sergilenmektedir.
KEKOVA : Doğa ile
tarihin bütünleştiği ve turkuaz denizin binlerce koyla çevrildiği bir yeryüzü
cennetidir. Kekova, kıyıda kurulmuş; Üçağız ( Theimussa) ve buradan teknelerle
ulaşılan Kaleköy ( Simena ) ve karşıdan uzanan ve Batıkşehrin yer aldığı Kekova
adasını kapsar. yüzlerce yatın demirlendiği eşsiz koylar ve balıkçı köyleri her
yıl milyonlarca yerli ve yabancı turistini ilgisini çekerek ilgi toplamaktadır.
ÜÇAĞIZ ( THEİMUSSA ) :
Kaş'a 36 km mesafede bulunur. Üçağız'ın üç tarafı doğal koylarla çevrelenmiş,
tabii barınak gibidir. tarihçesi hakkında pek bilgi bulunmayan antik kentin
tarihinin, M.Ö. IV. yüzyıla kadar indiği anlaşılmaktadır. Üçağız'da daha çok
mezar kalıntıları vardır. Küçük bir kapı ve kayalık üzerine inşa edilmiş kula
kalıntısı bulunmaktadır. M.Ö. IV. yüzyıla ait olup üzerinde çıplak, genç bir
erkek tasviri bulunmaktadır. Kitabesinde Kluwanimi'ye ait olduğu yazılır.
Doğudan denizin hemen yanında her biri üzerine binmiş hissi uyandıran başka
lahitlerde bulunmaktadır. Bu mezarlıkların çoğu Roma dönemine aittir. Şehrin
doğu ucunda kayaların kesilmesiyle 28 metre uzunlukta 8 metre genişlikte bir
iskele bulunmaktadır. Üçağız limanı ile yat turizmi açısından önem taşır ve
buradan kiralanan teknelerle Kaleköy ve Kekova adalarına seyahatler düzenlenir.
Birbirinden lezzetli yemeklerin yapıldığı restoranlar, güzel manzaralı ve rahat
pansiyonlar konuklara iyi hizmet sunmaktadır.
KALEKÖY ( SİMENA ):
Eski
Simena antik kenti üzerinde kurulmuş olan Kaleköy, Yarımda şeklinde olup,
ulaşımı teknelerle sağlanmaktadır. Burada eski otantik tarih ile günümüzün
modernizmin bir arada görmek mümkündür. Kentin tarihi M.Ö. IV. yüzyılına
kadar inmektedir. Deniz içerisinde bulunan lahit çok dikkat çekici ve adeta
Simena ile özdeşmiştir. Ortaçağ'da kullanılmış kale ulaşımı kolay olup yaya
şekilde varılabilir. Ve buradan Kekova adasının ve muhteşem koylarının seyrine
doyum olmaz. Ayrıca kale içerisinde yedi oturma sırası ile üç yüz kişilik antik
tiyatro salonu mevcuttur. Kıyıda hamam ve kitabesi vardır. İkisi ev tipi
lahitler olmak üzeri daha çok mezar bulunmaktadır. Kulenin kuzeyinde ev tipi
Likya yazıtlı mezar görülmeye değerdir.
KEKOVA ADASI :
Bölgeye adını veren ada, Kaleköy'ün önünde yer alır. Teknelerle on dakikalık
zamanda ulaşılır. Ada üzerinde bulunan Tersane Koyu'na tekneler yanaşmaktadır.
Burada Bizans dönemine ait bir kilise apsisi yer alır. Adanın tarihi kesin
olarak bilinmemesine nazaran her yanında eskiye ait kalıntılarla doludur.
Batıkşehir üzerinden teknelerle geçilirken, su altında kalan batık şehrin
izlenimleri ve merdivenleri görülmektedir. Milli park ilan edilen bölge, koruma
altına alınmış olup burada suya dalmak yasaklanmıştır.
SICAK İSKELE ( APERLAİ ) :
Sıcak yarımadası üzerinde, Sıcak iskelesindedir. Buraya
Kaş'tan ya da Üçağız'dan kiralanan teknelerle; karadan ise Kılınçlı'da bulunan
Apollonia antik şehri görülerek ulaşılabilir. Ele geçen sikkelerden; Likya şehri
olan Aperlai'nın geçmişi M.Ö V. veya IV yüzyıla kadar indiği saptanmaktadır.
Deniz kenarında surlar bulunmaktadır. Antik kentte, üç adet kemer, bir kilise
kalıntısı ve çok sayıda lahit bulunup yine antik mezarlardan biri ve rıhtım
deniz altında kalmıştır.
KILINÇLI ( APOLLONİA ) :
Kaş merkezine 22 km mesafede bulunan Kekova yolu üzerinde ikamet edilip Likya
birliğine bağlı olarak kurulmuş antik kentlerden biridir. Kalıntılardan
anlaşıldığına göre M.Ö. IV. yüzyılda kurulmuştur. Şehrin şekli L harfine
benzeyen kayalık üzerine inşa edilmiştir. Akropole çıkarken lahitlerin yanı sıra
6 adet prizma gövdeli mezar anıtı ve üzüm salkımlı tasvirlerin bulunduğu
kabartmalı mezar dikkat çekicidir. Kentte Bizans kilisesi ve kilisenin
batısında, tabii meyile oturtulmuş on oturma sırası sayılabilen Likya tiyatrosu
ve hamam yıkıntısı ile birlikte sarnıç yer almaktadır.
YAVU ( KYAENAİ ) :
Kaş-Kale yolu üzerinde Yavu köyünde, 200 metre kadar yükseklikte sap kayalar
üzerinde kurulmuştur. Demre ( Kale)'ye bağlıdır ve Kaş'a 23 km mesafededir.
Kyaenai, tarihi M.Ö. IV. yüzyıla kadar çıkan bir Likya şehridir ve etrafı 450
metre uzunlukta surlarla çevrelenmiştir. Surun batı ve kuzey kısmında üç kapı
görülmektedir. Tenin güney eteğinde günümüze kadar sağlam olarak gelebilmiş 25
oturma sıralı antik tiyatro bulunuyor. M.S. 2. yüzyılda yapıldığı sanılan bu
tiyatrodan, Trysa, Apollonia antik şehirleri koylar görülmektedir. Tiyatro ile
akropol arasında yer alan neropol alanında Roma dönemine ait irili ufaklı birçok
lahit bulunur. Bazıları rölyeflerle bezeli olup M.Ö. 350'ye tarihlendirilir.
M.Ö. 3. yüzyıla ait kaya mezarları, kabartmalı Likya yazıtlı lahitler,
kütüphane, hamam ve su sarnıcı kalıntıları bulunur.
Sportif Aktiviteler
Sualtı Dalışları:Son
yıllarda Kaş, dünyanın önemli turizm amaçlı sualtı dalış merkezlerinden bir
tanesi olmuştur. Yat limanında bulunan dalış kulüpleri, her yıl binlerce yerli
ve yabancı turiste, Akdeniz'in en eski batıklarını göstermek için birbirleriyle
yarış halindedirler.
Kaş ve civarında birbirinden etkileyici deniz
mağaraları bulunmaktadır. Bu mağaralara teknik donanımlı dalışlar yapmak ve
bazılarında yüzmek mümkündür Bunlar, Kekova Adası Deniz Mağarası, Aşırlı Adası
Deniz Mağarası, Güvercin İni Deniz Mağarası ve en ünlüsü Mavi Mağara'dır. Kaş'a
19 km., Kalkan'a ise 6 km. mesafede olan Mavi Mağara bir deniz mağarasıdır.
Yamaç Paraşütü:
Son dönemlerde yapılan araştırmalar Kaş'ın yamaç paraşütü için yeryüzü şekilleri
ve iklim açısından Türkiye'nin en uygun yerlerinden bir tanesi olduğunu
göstermiştir. Uçuşlar donanımlı malzemelerle, uzman kişilerin kontrollerinde
gerçekleşmektedir. Alternatif turizmciler, kendilerini yeşil dağlardan, turkuaz
denizin berraklığına bıraktıklarında uçuşun heyecanı, manzaranın büyüsüyle
buluşacaktır.
Kano: Kaş'a 45
km. mesafede bulunan Eşençayı kano için çok uygundur. Bölgede faaliyette bulunan
seyahat acentaları kano turu düzenlemektedir. Tur, Kınık Beldesi'nde başlar ve
yaklaşık 15 km.lik mesafe kanolarla geçilerek, Patara kumsalına ulaşılır. Eşen
Çayı'nın oldukça sakin akması nedeniyle, herhangi bir tehlike yoktur. Nehir
çevresinin manzarası ve bitki örtüsü etkileyicidir. Tur sırasında, yemek, yüzme
ve çamur banyosu molası verilmektedir.
Diğer bir kano sporuda denizde yapılan kanodur. Kaş'tan arabalarla Üçagız Köyüne gidilir. Burada kanolara binilerek, eşsiz koylar, tarihi
güzellikler, Batık Şehir, Simena gezilir, yüzme ve yemek molaları verilir.
Yaklaşık 4 saat süren tur oldukça renkli ve keyiflidir.
Doğa Yürüyüşü:
Kaşta, Likya şehirlerinin birbirine yakın olması bu kentleri yürüyerek görmek
isteyenler için yürüyüş güzergahları sunmaktadır. Yarımada, Limanagzı, Gedife
Tepesi, Phellos, Gökçeören, Asaz Dağı, Gömbe yaylası alternatif yürüyüş
parkurlarıdır.
Mavi Yolculuk: Kaş, 'Mavi Yolculuğun' önemli duraklarından ve başlama
yerlerinden bir tanesidir. 'Kaş Yat Limanında' konaklayan teknelere, su,
elektrik, benzin, duş ve çamaşırhane gibi imkanlar sunulmaktadır.
Plajlar:
Sapsarı kum ve mavi denizin buluştuğu
mekanlar, Kaş'ın benzersiz plajlarının adresleri olmuşlardır. Küçükçakıl,
Büyükçakıl, Akçagerme ile Limanagzı önemli plajlardır ve yüzme tutkunları için
ideal yerlerdir. Bir doğa harikası Kaputaş plajı Kaş'a 19 km. mesafededir. 192
basamakla plaja inilmesi, kumunun altın sarısı rengi ve mavinin her tonunun
güneşle parlaması plajın çekiciliğini artıran özellikler arasında yer
almaktadır.
Ana Sayfa
|