TÜRK TELEKOMÜNİKASYON A

TÜRK TELEKOMÜNİKASYON A.Ş.

ANTALYA İL TELEKOM MÜDÜRLÜĞÜ - KUMLUCA TELEKOM MÜDÜRLÜĞÜ

 

 

Yöneticilerimiz

 Personelimiz

Anket

Kişisel Sayfalar

Ziyaretçi Defteri

E-Mail  

Teknoloji Haberleri

Program Arşivi

Webmasterler İçin

 

Ana Sayfa

Webmaster-Bülent LALBEK

www.kastelekom07.com.tc    ...     H    O    Ş       G    E    L    D    İ    N    İ    Z. . .   TÜRK   TELEKOM   İYİ   BİR   YAŞAM   İÇİN   ZAMAN   ÜRETİR...           webmaster - Bülent LALBEK

Gömbe: Kaş'a 60 km. mesafede, Elmalı yolu üzerinde bulunur. Yol boyunca çam ve sedir ağaçlarıyla kaplı ormanlar adeta köyleri gizlemeye çalışır görünümdedirler. Gömbe, soğuk suları ve elma bahçeleriyle ünlü bir yayladır. Turistik amaçlı hizmet veren konaklama merkezleri, yöreye ait kokulu otlardan hazırlanan geleneksel yemeklerin lezzeti , tabiatla bütünleşmenize yardımcı olacaktır. Bölgenin en yüksek dağı Akdağ (3024 metre) buradadır. Yeşilgöl ve Uçarsu, yaz sıcağından kaçmak, doğa yürüyüşü yapmak isteyenler için serin ve temiz havası ile ideal yerlerdir. Yöre, dağlardan toplanan kar ile yapılan dondurması ve kar şerbetiyle ünlüdür.

Kalkan (Kalamaki): Kaş'a bağlı belde olan Kalkan, Kaş'a 25 km. uzaklıktadır. Görülmeye değer bir koyun kıyısına kurulmuştur. Otelleri, pansiyonları, restoranları ve alış veriş mekanları ile her yıl binlerce turist çekmektedir. Kalkan'ın mimari yapısı ve kent dokusu fazla bozulmamıştır. Yat limanı, uğrayan teknelerin her türlü ihtiyacını karşılamaktadır. Çok sayıda güvercini barındırması nedeniyle Güvercinlik Deniz Mağarası olarak anılan mağara, Kalkan' a 2 km. mesafededir ve mağaraya teknelerle gidilebilir.

 

 

Saklıkent: Kaş'a 60 km. mesafededir. Bir doğa harikası olan Saklıkent Kanyonuna, ahşap 100 metre uzunluktaki bir köprüden geçilerek ulaşılır. Kanyonda hizmet veren lokanta ve alabalık çiftlikleri bulunur. Kanyonun uzunluğu 18 km. kadar olup, 6 kilometresi yürüyüş yapmak için çok uygundur. Yaz sıcağından kaçmak, serin sularda yüzmek ve ulu çınar ağaçlarının altında dinlenmek isteyenler için ideal bir yerlerden biridir.

 

 

 

 Antik Kentler

Antiphellos: Antik kentten günümüze ulaşan eserlerin başında şehrin kuzeyinde kayalara oyulmuş mezarlar ile dört bir tarafa serpilmiş Likya lahitleri gelir. Lahitlerin en görkemlisi, bugün Uzunçarşı Caddesi'nde bulunan ve halk arasında Kral Mezarı olarak adlandırılan Likya Yazıtlı Anıt Mezar'dır (M.Ö.4.yy.). 

Antiphellos'da bulunan önemli eserlerden bir tanesi de Kaş Antik Tiyatrosu' dur (M.Ö.1.yy). 4 bin kişilik seyirci kapasitesine sahip olan yapı M.S.2. yüzyılda onarım görmüştür. 26 basamaktan oluşan tiyatronun sahnesi yoktur ve yapının en önemli özelliği Anadolu'daki denize cepheli tek tiyatro oluşudur.

Tiyatronun kuzey-doğusunda Akdam olarak adlandırılan dor tipinde M.Ö. IV. yüzyıla ait ev tipi bir mezar vardır. Yapı, doğal kaya kesilerek yapılmıştır. 3.5 metre yüksekliğindedir ve içerisinde el ele tutuşarak dans eden 24 kiz figürü bulunmaktadır.

Hastane Caddesi üzerinde, dış yüzü muntazam kesme taş kullanılarak yapılmış olan Tapınak bulunur. Yapının temel taşlarının Roma Dönemi'nden kaldığı tespit edilmiştir.

Patara (Ovagelemiş): Kaş'a 41 km. mesafededir. Antik kent, limanın doğu yakasında geniş bir alana yayılmış durumdadır. Kent ve limanı, yaklaşık 3 km. uzunluğunda ki vadinin girişindedir. Patara Limanı, Xanthos (Eşen) Çayı'nın getirdiği alüvyonlarla dolunca bugünkü görünümünü almıştır. Kentin adından ilk kez Herodotos söz eder. Rivayete göre Patara, kentin kurucusu, Superisi Lykia ile Apollon'un doğduğu yerdir. Şimdilik şehrin tarihi M.Ö. VI. ve V. yüzyıla kadar çıkarılmaktadır.

Şehir Bizans Dönemi'nde de önemli bir konum edinmiştir. Zira 'Noel Baba' olarak adlandırılan Saint-Nicholas Patara'lıdır. Hz. İsa'nın havarilerinden Saint Paul, Roma'ya gitmek için Patara'dan gemiye binmiştir ve Patara, Erken Hıristiyanlık Dönemi'nde Piskoposluk merkezi olmuştur.

Patara'ya girilirken yol üzerinde Likya tipi Roma Devri mezar anıtları görülür. Girişte üçgözlü Zafer Takı, sular altında kalmış üç nefli Liman Kilisesi ve Hurmalık Hamamının kalıntıları vardır. Bunun 100 m. ilerisinde son kazılarda Likya şehirleri arasındaki mesafeyi gösteren yol kılavuzu bulunmuştur. Kılavuz, Dünya karayollarının en eski ve en kapsamlı yol levhasıdır. Antik kentte yer alan Vespasianus Hamamı M.S. 69-79 yılında inşa edilmiştir. Hamamın yanındaki patika izlenirse, Patara'nın mermer döşeli ana caddesine ulaşılır. Caddenin ilerisinde Bizans Kalesi'nin geniş duvarları ile karşılaşılır. Bu kalenin doğusunda Korint Tapınağı ve batı ucunda Bizans Kilisesi yer alır.

Patara Tiyatrosu (M.Ö.2.yy.) bir yamacın eteğine kurulmuştur ve tahmini 10.000 kişiliktir. Tiyatronun kumla kaplı olan bölümleri temizlenmiş ve yapı ortaya çıkarılmıştır. Patara antik kentinde yapılan arkeolojik kazı çalışmaları devam etmektedir.

Patara Plajı, 18 km. uzunluğu (en dar 280m. en geniş bölümü 1500 m. ulaşan ölçümü) ile Türkiye'nin en uzun kumsalına sahip plajıdır. Çevre Bakanlığınca 'Özel Çevre Koruma Bölgesi' ilan edilen Patara plajı, Caretta-Caretta deniz kaplumbağalarının üreme alanıdır. Bölgede, Caretta-Caretta'ların üreme dönemlerinde kaplumbağaların ekolojik ortamlarının devamı için, koruma tedbirleri titizlikle uygulanmaktadır.

Turistik bir yöre olan Patara' da çok sayıda konaklama tesisleri, otel, motel, pansiyon, alış veriş merkezleri ve leziz yöresel yemeklerin yapıldığı restoranlar bulunmaktadır. Ayrıca seracılık da büyük gelişim kaydetmiştir.

Xanthos: Kaş'a 45 km. mesafede Kinik beldesindedir. Eşen Çayı'nın doğu kıyısında kurulmuş, Likya Birliği'nin başkentidir. Kentin akropolisinden elde edilen yüzey buluntuları yerleşme tarihinin M.Ö. 8. yüzyıla kadar uzandığını ortaya koyar. 

Antik kentteki ilk araştırmalar 1838'de İngiliz Charles Fellows tarafından yapılmıştır ve ne yazık ki görkemli mezar anıtları, Nereidler Anıtı, Harpyler Anıtı, Payave lahdi, Aslanlı Mezar, British Museum'a kaçırılmıştır.

Kent surları Roma ve Bizans Dönemleri'nde onarılarak çeşitli ilavelerle güçlendirilmiştir. Güneyde, M.Ö. 2. yüzyıla ait kapı yer alır. Bu kapının arkasında İmparator Vespasianus'a ait dor düzenli Zafer Kemeri görülür. Güneybatıda kentin ilk kurulduğu yer olan Likya Akropolisi vardır. Artemis'e ait olduğu düşünülen bir tapınağın kalıntıları ile bir Bizans Kilisesi Akropoliste bulunur. Kuzeydeki Roma Akropolisinde ise görkemli bir manastır dikkati çeker. Tiyatro, Roma Dönemi'ne aittir ve 2. yüzyıla tarihlendirilir.

Felen Yaylası (Phellos): Kaş'a 12 km. mesafede Felen Yaylası üzerinde, çevreye hakim tepelerde kurulmuştur. Phellos M.Ö. IV. yüzyılda oldukça önemli bir kentti. Antiphellos şehri, Phellos'un limanı idi. Phellos şehrinin etrafını çevreleyen surlardan bir bölümü hala ayaktadır. Kentte yer alan rölyeflerle bezeli bir lahit, M.Ö. IV. yüzyıla ait diğer lahitler ve ev tipinde kayadan kesilmiş mezarlar kenti çevreler.

Belenli (İsinda): Kaş'tan 13 km. mesafede Belenli Köyünün hemen yakınındaki tepe üzerinde kurulmuştur. İsinda küçük bir Likya şehridir ve etrafı surlarla çevrilidir. Kentte yer alan akropolün ortasında Likya yazıtlı iki ev tipi mezar ilgi çekicidir. Ayrıca birçok kaya mezarı ile Roma Devri'ne ait Likya tipi lahitler günümüze kadar varlığını sürdürmüştür.

Bezirgan (Pirha): Önemli bir yayla köyüdür. Pirha kalıntılarına köyden 20 dakikalık bir yürüyüşle ulaşılır. Antik kent denizden 850 metre yüksekte kurulmuştur. Kaya mezarları çoktur ve yönleri denize doğrudur. Lahitler ise dağınık bir şekilde sıralanmıştır. Birçok heykel ve rölyef bulunmuş olup, Antalya Müzesi'nde sergilenmektedir.

Sütleğen (Nisa): Kaş'a 60 km. mesafededir. Önemli bir yayla köyüdür. Ören yeri, köyden 15 dakika mesafededir. Şehrin Likçe olan ismi Neiseus, tiyatronun duvarında yazılmaktadır. Nisa'da Likya ve Roma Devri'nden kalma tarihi kalıntılar bulunur. Bazı lahitlerin ön cephelerinde, mızrak, kalkan, kadın ve erkek tasvirlerine rastlanmıştır. Antik kentin Agorası ve tiyatrosu bulunur. Likya Birliği Devri'nde bastırılan sikkeler, Antalya Müzesi'nde sergilenmektedir.

KEKOVA :  Doğa ile tarihin bütünleştiği ve turkuaz denizin binlerce koyla çevrildiği bir yeryüzü cennetidir. Kekova, kıyıda kurulmuş; Üçağız ( Theimussa) ve buradan teknelerle ulaşılan Kaleköy ( Simena ) ve karşıdan uzanan ve Batıkşehrin yer aldığı Kekova adasını kapsar. yüzlerce yatın demirlendiği eşsiz koylar ve balıkçı köyleri her yıl milyonlarca yerli ve yabancı turistini ilgisini çekerek ilgi toplamaktadır.

ÜÇAĞIZ ( THEİMUSSA ) : Kaş'a 36 km mesafede bulunur. Üçağız'ın üç tarafı doğal koylarla çevrelenmiş, tabii barınak gibidir. tarihçesi hakkında pek bilgi bulunmayan antik kentin tarihinin, M.Ö. IV. yüzyıla kadar indiği anlaşılmaktadır. Üçağız'da daha çok mezar kalıntıları vardır. Küçük bir kapı ve kayalık üzerine inşa edilmiş kula kalıntısı bulunmaktadır. M.Ö. IV. yüzyıla ait olup üzerinde çıplak, genç bir erkek tasviri bulunmaktadır. Kitabesinde Kluwanimi'ye ait olduğu yazılır. Doğudan denizin hemen yanında her biri üzerine binmiş hissi uyandıran başka lahitlerde bulunmaktadır. Bu mezarlıkların çoğu Roma dönemine aittir. Şehrin doğu ucunda kayaların kesilmesiyle 28 metre uzunlukta 8 metre genişlikte bir iskele bulunmaktadır. Üçağız limanı ile yat turizmi açısından önem taşır ve buradan kiralanan teknelerle Kaleköy ve Kekova adalarına seyahatler düzenlenir. Birbirinden lezzetli yemeklerin yapıldığı restoranlar, güzel manzaralı ve rahat pansiyonlar konuklara iyi hizmet sunmaktadır.

KALEKÖY ( SİMENA ): Eski Simena antik kenti üzerinde kurulmuş olan Kaleköy, Yarımda şeklinde olup, ulaşımı teknelerle sağlanmaktadır. Burada eski otantik tarih ile günümüzün modernizmin  bir arada görmek mümkündür. Kentin tarihi M.Ö. IV. yüzyılına kadar inmektedir. Deniz içerisinde bulunan lahit çok dikkat çekici ve adeta Simena ile özdeşmiştir. Ortaçağ'da kullanılmış kale ulaşımı kolay olup yaya şekilde varılabilir. Ve buradan Kekova adasının ve muhteşem koylarının seyrine doyum olmaz. Ayrıca kale içerisinde yedi oturma sırası ile üç yüz kişilik antik tiyatro salonu mevcuttur. Kıyıda hamam ve kitabesi vardır. İkisi ev tipi lahitler olmak üzeri daha çok mezar bulunmaktadır. Kulenin kuzeyinde ev tipi Likya yazıtlı mezar görülmeye değerdir.

KEKOVA ADASI :  Bölgeye adını veren ada, Kaleköy'ün önünde yer alır. Teknelerle on dakikalık zamanda ulaşılır. Ada üzerinde bulunan Tersane Koyu'na tekneler yanaşmaktadır. Burada Bizans dönemine ait bir kilise apsisi yer alır. Adanın tarihi kesin olarak bilinmemesine nazaran her yanında eskiye ait kalıntılarla doludur. Batıkşehir üzerinden teknelerle geçilirken, su altında kalan batık şehrin izlenimleri ve merdivenleri görülmektedir. Milli park ilan edilen bölge, koruma altına alınmış olup burada suya dalmak yasaklanmıştır. 

SICAK İSKELE ( APERLAİ ) : Sıcak yarımadası üzerinde, Sıcak iskelesindedir. Buraya Kaş'tan ya da Üçağız'dan kiralanan teknelerle; karadan ise Kılınçlı'da bulunan Apollonia antik şehri görülerek ulaşılabilir. Ele geçen sikkelerden; Likya şehri olan Aperlai'nın geçmişi M.Ö V. veya IV yüzyıla kadar indiği saptanmaktadır. Deniz kenarında surlar bulunmaktadır. Antik kentte, üç adet kemer, bir kilise kalıntısı ve çok sayıda lahit bulunup yine antik mezarlardan biri ve rıhtım deniz altında kalmıştır.

KILINÇLI ( APOLLONİA ) : Kaş merkezine 22 km mesafede bulunan Kekova yolu üzerinde ikamet edilip Likya birliğine bağlı olarak kurulmuş antik kentlerden biridir. Kalıntılardan anlaşıldığına göre M.Ö. IV. yüzyılda kurulmuştur. Şehrin şekli L harfine benzeyen kayalık üzerine inşa edilmiştir. Akropole çıkarken lahitlerin yanı sıra 6 adet prizma gövdeli mezar anıtı ve üzüm salkımlı tasvirlerin bulunduğu kabartmalı mezar dikkat çekicidir. Kentte Bizans kilisesi ve kilisenin batısında, tabii meyile oturtulmuş on oturma sırası sayılabilen Likya tiyatrosu ve hamam yıkıntısı ile birlikte sarnıç yer almaktadır.

YAVU ( KYAENAİ ) : Kaş-Kale yolu üzerinde Yavu köyünde, 200 metre kadar yükseklikte sap kayalar üzerinde kurulmuştur. Demre ( Kale)'ye bağlıdır ve Kaş'a 23 km mesafededir. Kyaenai, tarihi M.Ö. IV. yüzyıla kadar çıkan bir Likya şehridir ve etrafı 450 metre uzunlukta surlarla çevrelenmiştir. Surun batı ve kuzey kısmında üç kapı görülmektedir. Tenin güney eteğinde günümüze kadar sağlam olarak gelebilmiş 25 oturma sıralı antik tiyatro bulunuyor. M.S. 2. yüzyılda yapıldığı sanılan bu tiyatrodan, Trysa, Apollonia antik şehirleri koylar görülmektedir. Tiyatro ile akropol arasında yer alan neropol alanında Roma dönemine ait irili ufaklı birçok lahit bulunur. Bazıları rölyeflerle bezeli olup M.Ö. 350'ye tarihlendirilir. M.Ö. 3. yüzyıla ait kaya mezarları, kabartmalı Likya yazıtlı lahitler, kütüphane, hamam ve su sarnıcı kalıntıları bulunur. 

Sportif Aktiviteler

Sualtı Dalışları:Son yıllarda Kaş, dünyanın önemli turizm amaçlı sualtı dalış merkezlerinden bir tanesi olmuştur. Yat limanında bulunan dalış kulüpleri, her yıl binlerce yerli ve yabancı turiste, Akdeniz'in en eski batıklarını göstermek için birbirleriyle yarış halindedirler.

Kaş ve civarında birbirinden etkileyici deniz mağaraları bulunmaktadır. Bu mağaralara teknik donanımlı dalışlar yapmak ve bazılarında yüzmek mümkündür Bunlar, Kekova Adası Deniz Mağarası, Aşırlı Adası Deniz Mağarası, Güvercin İni Deniz Mağarası ve en ünlüsü Mavi Mağara'dır. Kaş'a 19 km., Kalkan'a ise 6 km. mesafede olan Mavi Mağara bir deniz mağarasıdır.

Yamaç Paraşütü: Son dönemlerde yapılan araştırmalar Kaş'ın yamaç paraşütü için yeryüzü şekilleri ve iklim açısından Türkiye'nin en uygun yerlerinden bir tanesi olduğunu göstermiştir. Uçuşlar donanımlı malzemelerle, uzman kişilerin kontrollerinde gerçekleşmektedir. Alternatif turizmciler, kendilerini yeşil dağlardan, turkuaz denizin berraklığına bıraktıklarında uçuşun heyecanı, manzaranın büyüsüyle buluşacaktır.

Kano: Kaş'a 45 km. mesafede bulunan Eşençayı kano için çok uygundur. Bölgede faaliyette bulunan seyahat acentaları kano turu düzenlemektedir. Tur, Kınık Beldesi'nde başlar ve yaklaşık 15 km.lik mesafe kanolarla geçilerek, Patara kumsalına ulaşılır. Eşen Çayı'nın oldukça sakin akması nedeniyle, herhangi bir tehlike yoktur. Nehir çevresinin manzarası ve bitki örtüsü etkileyicidir. Tur sırasında, yemek, yüzme ve çamur banyosu molası verilmektedir.

Diğer bir kano sporuda denizde yapılan kanodur. Kaş'tan arabalarla Üçagız Köyüne gidilir. Burada kanolara binilerek, eşsiz koylar, tarihi güzellikler, Batık Şehir, Simena gezilir, yüzme ve yemek molaları verilir. Yaklaşık 4 saat süren tur oldukça renkli ve keyiflidir.

Doğa Yürüyüşü: Kaşta, Likya şehirlerinin birbirine yakın olması bu kentleri yürüyerek görmek isteyenler için yürüyüş güzergahları sunmaktadır. Yarımada, Limanagzı, Gedife Tepesi, Phellos, Gökçeören, Asaz Dağı, Gömbe yaylası alternatif yürüyüş parkurlarıdır.

Mavi Yolculuk: Kaş, 'Mavi Yolculuğun' önemli duraklarından ve başlama yerlerinden bir tanesidir. 'Kaş Yat Limanında' konaklayan teknelere, su, elektrik, benzin, duş ve çamaşırhane gibi imkanlar sunulmaktadır.

 

Plajlar: Sapsarı kum ve mavi denizin buluştuğu mekanlar, Kaş'ın benzersiz plajlarının adresleri olmuşlardır. Küçükçakıl, Büyükçakıl, Akçagerme ile Limanagzı önemli plajlardır ve yüzme tutkunları için ideal yerlerdir. Bir doğa harikası Kaputaş plajı Kaş'a 19 km. mesafededir. 192 basamakla plaja inilmesi, kumunun altın sarısı rengi ve mavinin her tonunun güneşle parlaması plajın çekiciliğini artıran özellikler arasında yer almaktadır.



  Ana Sayfa