 BÖLÜŞÜM
Yalnızlığınızın içine gömülüyorsunuz çoğu zaman
Sürgüleri çekip de seslerden görüntülerden uzak
Ya da olumsuzlukların o koyu acısına sığınarak
Gölgeliklerde kendinizi sadece haklı gördüğünüzden
Çitlerden ördüğünüz yalnızlık köşküne sığınıyorsunuz.
Oysa o sürgülü; hapis olduğunuz kapılar ardında,
Dört tarafinız duvar, dap daracık koridor loşluğunda
Karanlık dünyalar yolculuğunun kaosunu farkettınız çoktan.
Ayni zamanda sahiplendiğiniz yanılgılar demeti eşliğinde
Bir farklı biçimde daha da büyümede o yapayalnızlık içinizde.
Ruhunuz önceleri o yalnızlığın en üst basamağındayken
Sizden habersiz yeniden inmekte basamakları gerisin geriye.
Oysa yarılandı mı basamaklar, birden bire irkiliyorsunuz!
Kabullenmek onca yanılsamayı, kabullenmek yenilenmeyi! ! !
Hayatınızda değişimler sürerken sizin de değişime uğradığınız.
Bunu düşünmek, karamsarlık sürgülerini açmak, sevgiye koşmak! !
Kucaklamak yaşamı bölüşümlere atarak kendinizi; o yenilgiyi
Değil de kazancın en güzeline erdiğinizin o sımsıcak yakıcılığı
İçinizde hissetmek. uyanışların en palak sabahı olsa gerek..
Tohum cimlendi mi, uyandı mı bir kez; sürgünü kim tutar?
Boşaldıkca bulutun öfkesi, toprağa bereket olur akıcılığı.
Başağa varan bahar yangınını kim tutar, kim tutar sevgiyi?
Acıların izleri yerini belli etse de gülümsemek yaşama.
Özlemek aşkı, özlemek acıyı, özlemek hasreti, mutluluğu.
Yaşadığın güzel şeyleri yeniden hissetmek doya doya.
Gün yorgunluğunu terkederken geceye, yıldızlara ve aya
Yalnızlıklara izin vermeyecektir, ışımalardaki dirimi, soluğu
Kaydederek bütün olmazları eritip suya inecektir gök yüzü
Kurbağa seslerinin, gece kuşlarının ötüşleri, ışık böcekleri...
Gecenin gizeminde sabahın sancılarını, doğumu bir düşün
Seni sana teslim edecektir, yalnızlığın ötesindeki BÖLÜŞÜM:
Gülşen Şenderin
 |