|
Sevinç
Çiçekleri
Yasam Bahçelerinin al al, koyu kırmızı
sürgünlerini
Yapraklarını çeşitli tonlarda yeşile döndüren güneş
Henüz uyanmakta olan tomurcuklardan, sıcaklığını esirgeme
Benim de pıtrak pıtrak, koyu al °Sevinç Çiçeklerim° var...!
Güze dönüşen, acı dolu çocuk yaşımın; mutluluğuna es
Yeşil koruluklar ardından yükselsin, bahtımın yıldızı
Benim de şafaklarla ışıyacak, yıldız yıldız hüzünlerim var...
Okul dönüşlerini gözlüyorum, oyun arkadaşlarımın
Elimdeki masal ve hikaye kitaplarıyla avunarak
Ve avutmaya muhtaç tüm ümitlerimin kavrukluğunu
Diziyorum hasta hane pencerelerindeki çiçek tohumlarına
Beyaz meleklerin kanatlarına asılıp maviliklere uçarak
Bahçelerdeki tomurcukların kokusunu içime çekiyorum
Güze dönüşen yedi yıllık yaşamımdaki acıları unutarak.
Al al pıtrak pıtrak sürgünleri yeşile döndüren güneş
Güzellikleri,mutlulukları çiçekleri renk renk açtıran doğa
Işığını, sıcaklığını ve de şifa dolu o gizemli gücünü
Yasam Bahçelerinden hiç ama hiç, asla esirgeme!
Benim de al al sürgünlerim, pıtraklarım dönüşsün yaprağa
Henüz açacak,gonca gonca ° Sevinç Çiçeklerim ° var...
Hemşireler gülüşlerini dağıtır, hastalara sevgi sevgi
Yarınların umutlarına 'şifa kozalarını' ekleyerek
Genç kızlar geçer kapı önlerinden ararken yakınlarını
Neşe içinde,henüz yitirmemişler düşlerini
Henüz onların çalmamış kırağı, taze gülüşlerini
Gecelerin soğuk çığlıklarında çalmıyor, ölüm kapılarını...
Dünya çarkının dönüsüne; gam keder acı gerekse de
Bir çift el beyazlıklar arasında; solgunlaşan umutları kesse de
Ey mehtap, ey yıldızlar, ey güneş, ey sular ve de ey doğa
Benim de buram buram açacak: ° Sevinç Çiçeklerim° var...
Bir bahar sabahında badem çiçeklerinin gelinlik defilesini
Her genç kız gibi sunmak isterim, lal olan duygulara
Kına gecelerinin o kavruk türkülerini yakarak
Al örtüler altında, gurur gözyaşları dökmek isterim
Sabaha sürse de, gelin ağlatma çalgıları esliğinde
Ellerinde mumlar, kınalar dönen kızları seyretmek isterim
Yüksek yüksek tepelere ev kurmasınlar...ezgileri arasında
Silah sesleri eşliğinde, gelin alaylarının köyü dolanmasını
Nazar değmesin diye buhurdanlıktan yükselen kokuları
Bereket getirsin diye savrulan buğdayları,görmek isterim.
Düzlük alan olan harmanlardaki güreş tutuşlarını,halayları
Ve her sabah, müjdeci çil horozdan gün ışıklarına kavgasını
Seyretmek isterim,yediveren güllerin kokusunu aşkla duyarak
Bir çocuk sesi duyulmalı,avlunun kenarlarına tutunurken
Babasının dönüşlerini beklerken, gülmeli gözbebekleri
Anasının hayalleri olmalı bohçalara, sandıklara sığmayan
Yenilenen doğum sancılarında bir kadın nine olmalı...
Doldurmalı yeni gelinlerin kaplarını; tecrübe petekleri
Devir daim için akacak sular,dönecek un değirmenleri
Yanacak tas fırınlar, ekmeğin buğusunda günler solarken
Ve cemrelerin vefalığında, renk renk bahar çiçekleri açacak.
Ben henüz yedi yasındayım,hasta hanelerdir vefalı cemrelerim
Okul yolları eskitmedi esvaplarımı,kollarımın ağrısı
Kitap dolu taşıdığım ağır,çantalardan da değil
Sınıf arkadaşlarımın şakalı, oyun izleri değil bu morluklar
Gelen oyuncaklar, kitaplar da doğum günüm için gelmedi
Buz tutmuş dudaklar,ak eller zincirinin basarisini bekler
Ufukların isimasini bekler, SINEM'in yorgun bakışları
Turkuvaz sulara asılmış yakamozlar,martı çığlıklarını bekler
Gecelerin karanlıklarını, kus seslerinin parçaladığı gibi.
Ben henüz yedi yasındayım,benim de koruluklarım olacak
Benim de köprülerimin altından, sular köpük köpük akacak
Yasam bahçelerinin al al, kırmızı koncalarını açtıran güneş
Sürgünleri,yaprakları,yeşile döndüren isin kümeleri
Devasal kutsallığınızı, buz tutmuş dudaklardan esirgemeyin
Benim de açacak, goncalanmış °Sevinç Çiçeklerim° var...!
SINEM e sevgimle.
Gülşen Şenderin |